VII. İstanbul Karbon E-Zirvesi | 28 Eylül 2021

İnsan faaliyetleri kaynaklı emisyonlar nedeniyle son iki bin yılda küresel ısınma benzeri görülmemiş şekilde arttı.

AA’dan Nuran Erkul Kaya haberine göre, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) bu yıl 234 bilim insanının katkısıyla yayımladığı rapora göre, insan faaliyetleri kaynaklı emisyonlar nedeniyle küresel ısınma son iki bin yılda benzeri görülmemiş şekilde arttı. Mevcut durumda 1 derecenin üzerinde ısınan gezegen için en büyük tehdit olan emisyonların 2030’a kadar yarıya, 2050’ye kadar ise sıfır seviyesine indirilmesi gerekiyor. Küresel sıcaklık artışını Paris Anlaşması kapsamında 1,5 dereceyle sınırlandırmak için emisyonların azaltılmasına yönelik iddialı ve acil önlemlerin alınmasına ihtiyaç duyuluyor. Emisyonların yüzde 26,8’i elektrik sektörü kaynaklı AA muhabirinin İklim ve Enerji Çözümleri Merkezi ve Climate Trace verilerinden derlediği bilgilere göre, insan faaliyeti kaynaklı küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 76’sı karbondioksit, yüzde 16’sı metan, kalan yüzde 8’i ise azot oksit ve diğerlerinden kaynaklanıyor.

C40 Cities (Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu) tarafından hazırlanan yeni analiz, kömürden elektrik üretiminin çarpıcı insani ve ekonomik maliyetlerinin altını çizen ilginç yeni veriler sunuyor. C40’ın en yeni raporu, “Kömürsüz şehirler: temiz bir enerji devrimi için sağlık ve ekonomik nedenler”, bugün işletmedeki kömürlü termik santrallerin, emekliye ayırmak için planlananların ve hava kirliliğinden etkilenen 61 C40 kentinde planlanan yeni santrallerin kümülatif etkisini modelliyor. Bu santraller, dünyadaki toplam kömür santrali kapasitesinin %68’ini temsil ediyor. Centre for Research on Energy and Clean Air (Enerji ve Temiz Hava Araştırmaları Merkezi, CREA), Vivid Economics ve Maryland Üniversitesi Küresel Sürdürülebilirlik Merkezi’nin desteğiyle hazırlanan çalışma, temiz, yenilenebilir enerjiye tam geçiş ile birlikte kömürün hızlı bir şekilde kullanımdan kaldırılmasının, Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak ve küresel iklim felaketinden kaçınmak için gerekli olduğunu vurguluyor. Rapor, küresel enerji dönüşümünün aynı zamanda yüz binlerce hayat kurtarmak ve on yıl içinde dünya çapında 6,4 milyona varan istihdam yaratmak için muazzam bir fırsatı temsil ettiğinin altını çiziyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının dünyanın birçok yerinde fosil yakıtlardan daha ucuz ve hava kirliliğinin sağlık üzerindeki sonuçlarıyla ilgili bilgi her zamankinden daha fazla olmasına rağmen, aktif inşaat halindeki projeler ile planlanan küresel kömür santrali projeleri, 481 GW’lık bir kapasiteye sahip; bu, hem Amerika Birleşik Devletleri’nin (233 GW) hem de Avrupa Birliği’nin (143 GW) kömürlü termik santral kapasitesinin toplamını aşan bir rakam. C40’ın mevcut kömür santrallerini emekliye ayırma ve artış planlarına ilişkin analizi, raporda yer alan 61 C40 kentinin 42’sinin bulunduğu konuma göre 500 km mesafe içerisinde kömür santrali kapasitesinde artış yaşayacağını gösteriyor. %100 temiz, yenilenebilir enerjiye geçişi sağlamak için gereken eylemlerin ölçeği büyük olsa da, küresel enerji dönüşümü hem yerel yönetimler hem de ulusal hükümetler için istihdam yaratması ve ekonomilerini desteklemesi bakımından önemli bir fırsat sunuyor.

Romanya hükümeti, Ulusal Dayanıklılık ve İyileşme Planı’na göre 2032 yılına kadar kömür ve linyit kullanımını aşamalı olarak bırakacak. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından dün imzalanan plan, 2025 yılına kadar Romanya’nın kömür kapasitesinin dörtte üçten fazla azalmasını sağlayacak. Kömürün Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal) Kampanya Direktörü Kathrin Gutmann, Romanya’nın, Avrupa’da kömürden çıkacağını açıklayan 19. ülke olduğunu hatırlatarak ‘‘Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelerin deneyimlerinin bize gösterdiği şu ki, kömürden çıkış taahhüdü verildikten sonra çıkış fiili olarak öngörülenden daha hızlı gelişiyor’’ dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 7. İstanbul Karbon E-Zirvesi’ni 28 Eylül 2021’de gerçekleştirdi. İklim Dirençli Türkiye İçin Yeşil Toparlanma Atık ve Enerji Yönetiminin Rolü başlığında çevrimiçi bir araya gelen paydaşlar, iş dünyası üst düzey temsilcilerinin konuşmalarında karbon yönetiminin bugünü ve yarınını izledi. ‘Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’ yapıldı. İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, “bu yıl ödül takdim ettiğimiz 30 kuruluşa, güzelim ülkemizin yarını, mavisi ve yeşili için teşekkür ediyoruz” dedi. Sanayimiz sera gazı salımlarını azaltarak iklim dirençli büyümeli Sanayide sera gazı salımlarını azaltarak, iklim krizine karşı dirençli büyüme ve ihracat gücümüzü artırmanın mümkün olduğunu açıklayan İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, yeşil dönüşüm için yatırımların ve iyi uygulamaların desteklenmesi gereğini vurguladı. Prof. Dr. Karaosmanoğlu, “SÜT-D olarak imalat, üretim ve ürünlerin düşük karbon ayak izi için sosyal ve teknik uygulamalarıyla ülkemizin karbon yönetimi kapasitesinin artışında etki yaratarak, sürdürülebilir yaşamın gelişimine katkı veren kuruluşları teşvik ve taltif için Düşük Karbon Kahramanı Ödülü sunuyoruz diyerek, SÜT-D 2021 Düşük Karbon Kahramanı ödül sahiplerinin hepsi güzelim ülkemizin yarını, yeşili ve mavisi için mühim” dedi.

Haberin Bağlantısı: