VII. İstanbul Karbon E-Zirvesi | 28 Eylül 2021

Soğutma sistemleri günlük hayatın her alanında karşımıza çıkan kritik teknolojilerin başında yer alıyor. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, tercih edilen iklimlendirme yöntemlerinin iklim krizine etki edebileceğini vurguladı.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, 26 Haziran Dünya Soğutma Günü’nde soğutmanın iklim krizine etkilerini ve maliyetini anlattı.

“İKLİMLENDİRME CİHAZLARI YAŞAM DÖNGÜMÜZÜ ETKİLİYOR”
İklimlendirme cihazları üretimi ve kullanımının ekosistemi olumsuz etkileyeceğine dikkat çeken Karaosmanoğlu, konuya ilişkin şu bilgileri verdi: “Binalarda, odalarda, sanayide havayı ısıtma, soğutma, tazeleme ve nem koşullarını seçerek, teknik kararlar vererek, kapalı ortam atmosferimiz için tercihlerle iklimlendirme yaparız. İklimlendirme cihazları üretimi ve kullanımı yaşam döngümüzü, enerji tüketimini ve kesemizi de etkiliyor. Enerji tükettikçe dünyamızı ısıtan, iklim krizine yol açan sera gazları yayılırken, karbon ayak izi yükselirken, elektrik faturaları da yükseliyor. Tercih ettiğimiz iklimlendirme için dünyamızı ısıtarak iklimimizi değiştirmeyelim.”

“DOĞRU CİHAZ SEÇİLMELİ”
İklimlendirme enerjisinin iklim krizine etkisini azaltmak için iki teknik yol bulunduğunu kaydeden Karaosmanoğlu, konuyu şöyle detaylandırdı: “Doğru teknik seçimlerle enerji verimli cihazlar alarak, bakım ve onarımların zamanında yeterli yapılmasıyla elektrik üretimi kaynağının güneş, rüzgâr, su ve biyokütle gibi yenilenebilir kökenli olmasının sağlanması. Sektörümüz enerji verimli cihazları piyasaya sunmakta. Yenilenebilir kökenli elektrik tüketimi için de iki temel teknik yol var. İklimlendirme yapılan binada çatıda güneş elektriği gibi yerinde enerji üreterek tüketmek ve Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti (YEK-G) Sistemiyle yeşil elektrik satın almak. Enerji piyasamızın yeni gücü YEK-G Belgesiyle iklimlendirme karbon ayak izini düşürecek soğutma sanayicimizin, ürünlerinde saklı enerji karbon ayak izi de düşecek ve böylece pazarda ihracat gücü artacaktır.”

“SEKTÖRDE GENÇLERE İHTİYAÇ VAR”
İklimlendirme sektörünün beyaz, mavi, yeşil yakalı yetkin gençlere ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Karaosmanoğlu, “Bitki, hayvan ve mikroorganizmalarla birlikte yaşadığımız, ancak su ve kara ekosistemlerimizi bozduğumuz, hasat yarattığımız gezegenimizi yeşil toparlama seferberliğine başladığımız bu yıl, iklimlendirme sektöründe beyaz, mavi, yeşil yakalı yetkin gençlere ihtiyacımız var. Gençlerimiz yerli ve çok uluslu markaların yer aldığı, sivil toplum ve ihracat gücü yüksek sektörümüzde kariyerlerinde ilerleyebilir ve doğayla uyumlu yaşayan, ekosistem ve iklim dostu, mutlu profesyoneller olabilirler.” dedi.

Haberin Bağlantısı